Uludağ İçecek

Uludağ İçecek

1930 yılında Mehmet Hakkı (Erbak) Bey tarafından kurulan Uludağ İçecek Türk A.Ş., “Uludağ” ana markası altında 7 kategori, 13 alt marka ve doğal maden suyu, doğal kaynak suyu, gazlı ve gazsız meyveli içecekten oluşan 56 farklı ürün yelpazesi ile iç ve dış pazarlarda faaliyet göstermektedir. Türkiye’de ilk kez koruyucusuz içecek üretimi gerçekleştiren şirketimiz, Türkiye’nin içecek sektöründeki ilk Ar-Ge Merkezine sahiptir.

Uludağ İçecek İş Modellerini Küresel Hedefler ile Nasıl Uyumlaştırıyor?

SDG 3 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 3 - Sağlık ve Kaliteli Yaşam

Amaç 3: Sağlık ve Kaliteli Yaşam

Koruyucusuz İçecek Üretimi 

Uludağ İçecek olarak kurulduğumuz yıldan bu yana en temel misyonumuzu ve AR-GE çalışmalarımızın temelini, Uludağ’ı Türkiye’nin içecekte sağlık markası haline getirmek oluşturmaktadır. Bu amaçla,  yaptığımız çalışmalarda ürünlerimizin %100 doğal, sağlığımızı koruyacak ve sağlığımıza olumlu etkiler sağlayacak hammaddelerle üretilmesinin yanı sıra, koruyucular gibi kimyasal katkılardan uzak olması en önemli kriterlerimizin başında gelmektedir.  

Koruyucusuz üretime geçmek amacıyla ürünlere ve ham maddelere eklenen koruyucuların çıkarılması, tedarikçilerimizin de dahil olduğu çok katılımlı bir Ar-Ge çalışmasını gerekli kılmıştır.  ARGE çalışmalarımız ve teknolojik altyapı için yaptığımız yatırımlar sonucu PET, cam ve kutu ürünlerimizde koruyucusuz üretim mümkün kılınmış, ambalajın kendisi de mikrobiyolojik etkilerden arındırılmış ve ham maddelerden de koruyucunun tamamen çıkarılması sağlanmıştır. Bu sayede “Koruyucu İlavesiz” deklarasyonu yerine sektörde bir ilk olarak “Koruyucusuz” deklarasyonu yapmak mümkün olmuştur. Bu amaçla yapılan Ar-Ge çalışmaları sonucu 2017 yılı itibari ile koruyucular ürün gruplarımızdan Türkiye’de ilk ve tek olarak çıkarılmaya başlanmıştır. Kalite parametrelerimizden ve raf ömründen ödün verilmeden artık tüm ürünlerimizin koruyucusuz üretimi gerçekleştirilebilmektedir. Bu misyonla geliştirdiğimiz 7 kategori, 13 alt marka, 52 farklı ürünümüz, en doğal ve lezzetli şekliyle yurt içi ve yurtdışındaki tüketicilerimizle buluşmaktadır.

SDG 5 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 5 - Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Amaç 5: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Her şeyden önce bir insan hakları konusu olan “cinsiyet eşitliği, eşit işe eşit ücret, kadın istihdamının artırılması, kadın çalışanların desteklenmesi ve teşvik edilmesi” gibi amaç ve prensipler, şirket vizyonumuzda önemli bir yere sahiptir.  Tüm bu amaç ve prensipler Yönetim Sistemimiz ve İşe Alım ve Çalıştırma Yönetmeliğimiz ile güvence altına alınmakta, uygulanmakta ve denetlenmektedir.  

ŞirketimizSürdürülebilirlik Akademisi ve 100’den fazla ülkede denetimler gerçekleştiren İntertek  iş birliği ile yapılan denetimlerde Yönetim Sistemi, İşe Alım ve Çalıştırma, İş Sağlığı ve Güvenliği, Tedarik Zinciri, Sosyal Etki gibi konular kapsamında cinsiyet eşitliğine yönelik şirket politikalarımız, kadın istihdamına yönelik ölçülebilir hedeflerimiz, kadın çalışan sayılarımız, çalışanlar ve yöneticiler arasında cinsiyet bazında dağılım dengesi, işe alım ve değerlendirme süreçlerinde cinsiyet eşitliği, aynı işi yapan kadın ve erkek çalışanların ücret dengesi açısından değerlendirilmiş ve değerlendirmeler sonucu, İş’te Eşit Kadın Sertifikası almaya hak kazanmıştır. Şirketimiz İş’te Eşit Kadın Sertifikası alan ilk kaynak suyu, maden suyu ve içecek şirketi olmuştur. 

SDG 6 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 6 - Temiz Su ve Sanitasyon

Amaç 6: Temiz Su ve Sanitasyon

Tübitak 1707 Siparişe Dayali Ar-Ge Projesi:  Gıda Endüstrisi İçin Sıfır Atık su Sağlamaya Yönelik Proses Geliştirme Ve Pilot Uygulama 

SDG 7 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 7 - Erişilebilir ve Temiz Enerji

Amaç 7: Erişilebilir ve Temiz Enerji

Sera Gazı (Karbon Salımı) Yönetimi  

İş dünyasının ve sektörlerin  küresel ısınma ile mücadelesindeki efektif çözümlerin başında fosil yakıt tüketimini  azaltması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesi gelmektedir.  

Yenilenebilir enerji, doğadaki kaynaklardan elde edilebilen ve doğa tarafından daimi olarak takviye edilebilen, bizler tarafından kullanılırken de doğaya zarar vermeyen enerji olarak tanımlanmaktadır. Bu kaynakların en güzel örnekleri de Güneş Enerjisi, Rüzgâr Enerjisi, Dalga Enerjisi, Jeotermal Enerji, Hidrolik Enerji ve Biokütle Enerjisidir. Güneş enerjisi ise yeryüzünün en temiz yenilenebilir enerji kaynağı olarak bilinmektedir. Güneşten dünyamıza gelen ışınlar güneş panelleri sayesinde elektrik enerjisine çevrilmektedir.  Bunu yapan sistemler de “Güneş Paneli Sistemi” veya “Solar Panel Sistemi” olarak adlandırılır. Konumu itibari ile ülkemiz, Güneş Paneli Sistemlerine oldukça elverişlidir.  

Uludağ İçecek Türk A.Ş. olarak iklim değişikliği ve etkilerinin bilincinde, yaşanabilir bir dünya için çevresel ayak izimizin sürdürülebilir bir şekilde  azaltılmasına yönelik bugüne dek gerçekleştirdiğimiz enerji tüketimimizin azaltılmasına yönelik çalışmalarımız sonucu, yıllık 4 milyon kWh’lik iyileştirme sağladık. Enerji tüketimimizdeki bu iyileştirme ile yılda 2.492.000 kg eşdeğerindeki karbondioksitin atmosfere salınmasını engelledik. Bu aynı zamanda doğaya 6058 adet kızılçam ağacı borcumuzun ödenmiş olduğu anlamına geliyor. Tüm bunlara ek olarak yenilenebilir güneş enerjisi sistemine geçiş sürecimizde, bu yıl ağustos ayı itibari ile Yenice fabrikamızda 30.000 m2 ‘lik bir alana kurulacak olan Güneş Enerjisi Sistemi (GES) ile, 1 yılda tükettiğimiz elektrik enerjisinin %28’ini GES ile sağlamış olacağız. Bu da şimdiye kadar enerji tüketimimizde gerçekleştirdiğimiz iyileştirmelere ek olarak yıllık 5 milyon kWh’lik azalma daha sağlamış olacak. Bu sayede, Uludağ İçecek olarak her yıl yılda toplam 5.607.000 kg eşdeğerindeki karbondioksitin atmosfere salınmasını engellemiş ve doğaya en az 13630 adet ağaç borcumuzu ödemiş olacağız.   

MY Enerjisolar firmasının desteğiyle başlattığımız bu çalışmayı tüm lokasyonlarımızda gerçekleştirmeyi ve her yıl artan oranlarda yenilenebilir Güneş Enerjisi Sistemi ’nden yararlanmayı hedefliyoruz. 

SDG 9 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 9 - Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı

Amaç 9: Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı

Su Ayak İzimizin Azaltılması  

Tüm dünya ülkelerinin giderek büyüyen en kritik sorunlarından biri temiz ve içilebilir su kaynaklarının tükenme noktasına gelmesidir. Ülkemizdeki su stresi düzeylerine ve istatistiklerine göre “riskli” seviyelerde bulunduğumuz ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde “çok riskli” seviyelerde olacağımız öngörülmektedir. Dolayısıyla, geleceğimizi güvence altına almak için su kullanım verimliliğini arttırıcı ve sürdürülebilirlik odaklı Ar-Ge faaliyetlerine birincil önceliğin verilmesi gerekmektedir. 

Uludağ İçecek olarak su ayak izimizin azaltılması azami özen gösterdiğimiz konuların başında gelmektedir. Suyun verimli kullanımı ve su ayak izimizi azaltma çalışmalarımız kapsamında, atık su arıtım ve geri kazanım projemizle yılda yaklaşık 96.000 m3 atık su geri kazanımı elde ederek mavi su ayak izimizin* azaltılmasını sağlamaktayız. Bu projemizle ile elde ettiğimiz geri kazanım oranı 400 ailenin yıllık su tüketimine karşılık gelmektedir. Buna ek olarak, 12. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Zirvesi – Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Ödülleri’nde Platin Ödül almaya hak kazandığımız, üretim hatlarımız boyunca çeşitli noktalardaki iyileştirme çalışmaları ile ham suyumuzun yüksek oranda geri kazanımını sağladığımız projemiz ile Yenice ve Çaybaşı üretim tesislerimizde yıllık ortalama toplam 277.000 m3 suyun geri kazanımını sağlamaktayız. Bu projemizle ile elde ettiğimiz geri kazanım oranı ise 1154 ailenin yıllık su tüketimine karşılık gelmektedir.  

*Mavi su ayak izi: Üretim sürecinde doğrudan ya da dolaylı olarak kullanılan yüzey veya yeraltı tatlı su kaynaklarının toplam miktarıdır. 

SDG 12 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 12 - Sorumlu Üretim ve Tüketim

Amaç 12: Sorumlu Üretim ve Tüketim

Gıda Güvenliği

Koruyucusuz üretim ancak en etkili pastörizasyon ve dezenfeksiyon yöntemleri ile mümkün olmaktadır. Bunun için üretimin yapıldığı tüm hatlarda ortam havası dahil olmak üzere her şey steril olmalıdır. Ürünlerimiz onaylı ve sertifikalı hijyenik şartlarda, çeşitli pastörizasyon yöntemleriyle ticari olarak steril hale getirilmektedir. PET ambalajlı ürünlerimizin üretimi aseptik hat sistemiyle gerçekleştirilir. Cam ve kutu ürünlerimizin üretildiği tünel pastörizasyon sistemlerinde ise ürünler ve ambalajlar kontaminasyon riskinden arındırılmış dolum makinelerine alınır. Şişe yıkama, dolum ve kapaklama işlemleri HEPA filtreden geçirilmiş hava ile beslenen ortamda, tam otomatik şekilde tamamen steril halde gerçekleştirilir. Bu sistemde dışarıdan herhangi bir kontaminasyon riski olmadığı gibi, ortam havası ısı, nem, basınç gibi parametrelerin kontrol altında tutulduğu ve belirlenmiş limitler dahilinde olması gereken partikül sayısı şartlarının sağlandığı temiz hava olarak tanımlanan şartlardadır. Sürekli gerçekleştirilen hava ölçümü, personel-ekipman biyo-kontaminasyon testleri ile mikrobiyolojik açıdan uygunluk ve sterilizasyon etkinliği sağlanmaktadır.  

Geçtiğimiz sene itibari ile baş gösteren COVID-19 pandemisi sebebiyle ekstra önlemler hızla devreye alınmıştır. Bunun yanı sıra, Bilim Sanayi Bakanlığı ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından hazırlanan hijyen, enfeksiyon önleme ve kontrol kılavuzunda belirtilen gereklilikleri yerine getirmek üzere de çalışmalarımız hızla tamamlanmıştır. Firmamız, almış olduğu tedbirler ve hijyen koşullarının standartlara uygunluğunun tescil edilmesiyle Türkiye’de doğal kaynak suyu, doğal maden suyu ve içecek sektöründe TSE COVID-19 Güvenli Üretim Belgesi’ni almaya hak kazanan ilk firma olmuştur.

SDG 13 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 13 - İklim Eylemi

Amaç 13: İklim Eylemi

Bilim Temelli Hedefler (Science Based TargetsSBT) ve  Bilim Temelli Hedefler (Science Based TargetsSBT) ve Bilim Temelli Hedefler girişimi (Science Based Targets initiative, SBTi)   

Sera etkisi, güneş ışınlarının atmosferde bulunan sera gazları tarafından tutulması ile gezegenimizin sıcaklığını yaşanabilir bir dengede tutan doğal bir süreçtir. Sera gazlarının büyük çoğunluğu karbon molekülü taşıdığı için sera gazı emisyonları genellikle karbon eşdeğerleri olarak hesaplanır. Dolayısıyla, insan faaliyetleri sonucu salınan sera gazlarının doğaya verdiği zararın ölçüsü Karbon Salımı ve Karbon Ayak İzi olarak ifade edilmektedir. 

İnsan faaliyetleri sonucu oluşan sera gazları, özellikle 1850’li yıllarda, sanayi devrimiyle birlikte  artan küresel enerji talebi ve bu talebi karşılayabilmek için başta fosil yakıtlar olmak üzere doğal kaynakların hızla tüketilmesi sonucu atmosferde doğal dengeyi bozacak şekilde hızla artış göstermiş, küresel ısınmayı ve beraberinde iklim değişikliğini tetiklemiştir. Kontrolsüz nüfus artışı, bilinçsiz sanayileşme, ormanların yıkımı, fosil yakıt kullanımı gibi pek çok faktör karbon ayak izimizin kontrolsüz bir şekilde artışına sebep olmuştur. Bu da dünyanın ortalama sıcaklığının hızla artmasına, aşırı hava olaylarının baş göstermesine ve gezegenimizdeki canlı yaşamının ciddi tehdit altında olmasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra, dünya ekonomisi de tüm bu etkiler neticesinde kuraklık, ormansızlaşma, çölleşme, susuzluk ve kıtlık gibi felaketler nedeniyle her yıl ciddi oranda küçülme yaşamaktadır. 

Küresel ısınmanın önüne geçilmesi için atılan en önemli adımlardan biri, bugüne dek 197 hükümetin taraf olduğu 2015 Paris İklim Değişikliği Anlaşmasıdır. Paris Anlaşması ile hükümetler, küresel ısınmayı sanayileşme öncesi ortalama sıcaklıklara göre 1,5 °C ile sınırlandırmak adına aksiyon planlarını devreye almışlar ve 2°C’nin çok altına düşürmeyi taahhüt etmişlerdir.  Ancak, iklim krizinin çözüme kavuşması için yalnızca hükümetlerin çabası yeterli değildir ve endüstride de sektörün önde gelenleri efektif çözümler üretmelidir. Bu amaçla, somut olarak yapılabileceklerin belirlenmesi ve uygulamaya alınması ancak bilimsel temelli hedefler ile mümkündür. Bilim Temelli Hedefler ve Bilim Temelli Hedefler girişimi (SBTi) bu alandaki çalışmaların kurumsallaştırılması ve yaygınlaştırılmasında, dünya çapındaki en önemli çalışma olarak karşımıza çıkmaktadır. 

The United Nations Global Compact, World Resources Institute (WRI) ve the World Wide Fund for Nature (WWF) arasındaki bir ortaklık olan The Science Based Targets initiative (Bilim Temelli Hedefler girişimi, SBTi), şirketlerin bilime dayalı emisyon azaltma hedefleri belirlemesini sağlayarak özel sektörde efektif iklim eylemlerini yönlendirmektedir.  Bilim temelli hedefler ise, şirketlere kendi sera gazı emisyonlarını ne ölçüde ve ne kadar sürede azaltmaları gerektiğini göstermektedir. 

Bugüne kadar 1200’ün üzerinde şirket Science Based Targets çatısı altında toplanmış ve 600 üzerinde firma bilim temelli hedefler yaklaşımını benimseyerek net sıfır karbona ulaşmak amacıyla ciddi hedefler benimsemiştir. 

Uludağ İçecek Türk A.Ş., kurulduğu günden bugüne, 100 yılı aşkın varoluşunun her aşamasında çevre ve toplum için değer yaratan inovatif adımlarla sektörünün ilklerine imza atarak sektörüne yön verme – yol gösterme  vizyonuyla ilerlemektedir. Bu vizyon doğrultusunda şirketimiz, Mart 2021 itibariyle Türk gıda ve içecek sektöründe bir ilk olarak, “2°C’nin çok altında küresel ısınma” senaryolarıyla uyumlu emisyon azaltma hedefleri için çalışmalarını başlatmış, SBTi ve iş ortakları listesinde resmi olarak yerini almıştır. 

Sürdürülebilirlik komitesi ve iklim eylemi çalışma grubu faaliyetleri kapsamında bir yıl içerisinde çalışmalarını tamamlayarak, tüm faaliyet alanlarını ve değer zincirini kapsayan emisyon azaltma hedeflerini tüm sektöre ve dünyaya duyurabilecektir. 

SDG 15 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 15 - Karasal Yaşam

Amaç 15: Karasal Yaşam

Sıfır Atık 

Yaşam standartları ve dünya nüfusundaki artışa paralel olarak gerçekleşen tüketim artışı, beraberinde hızla büyüyen ve önüne geçilmesi zorunlu olan atık oluşumlarına neden olmaktadır. Geri dönüşümü ve geri kazanımı mümkün olan atıkların değerlendirilmeden bertarafı ise hem çok miktarda enerji harcanmasına hem de doğal kaynakların hızla tükenmesine yol açmaktadır. Doğal kaynakların sürdürülebilir ve verimli kullanımı ise gelecek nesillerin yaşam kalitesi için büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle tüm dünyada “Sıfır Atık” uygulamaları hem bireysel hem de kurumsal düzeylerde gitgide yaygınlaşmaktadır.  

“Sıfır Atık”, israfın önlenmesi, doğal kaynakların daha verimli kullanılması, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesi veya minimize edilmesi, atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanması hedeflerini kapsayan bir atık yönetim felsefesidir. Bu felsefe ve hedefler doğrultusunda, Uludağ İçecek Türk A.Ş. olarak, 12/07/2019 tarihli ve 30829 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sıfır Atık Yönetmeliği’nce tanımlanan Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ni kurduk. Bu sistem doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz çalışmalar ve Sıfır Atık Yönetim Sistemi uygulamalarımız ile Çaybaşı ve Yenice’de bulunan üretim tesislerimizin her ikisinde de Sıfır Atık Belgesi’ni almaya hak kazandık. 

SDG 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 17 - Amaçlar için Ortaklıklar

Amaç 17: Amaçlar İçin Ortaklıklar

Gıda Güvenliği

Ürün Kalite-Güvence  Uygulamalarımız, endüstri 4.0 uygulamalarımızla güvence altına alınmakta ve kontrolü sağlanmaktadır. Bu amaçla, ürünlerimizin üretiminden tüketicilerimizle buluşmasına kadarki süreçte hem direkt veya çapraz kontaminasyon riskini ortadan kaldırmak hem de tüm hammadde ve ambalaj malzemeleri için satın alma süreci ile başlayan, üretim süreci ile devam eden ve ürünlerimizin teslimat noktası ve tüketici ile buluşması ile sonlanan tüm süreçlerin doğrudan ve hızlı bir şekilde kontrolümüz altında tutulması amacıyla Uçtan Uca İzlenebilirlik uygulamaktadır. Bütün izlenebilirlik unsurlarının SAP sisteminde birbiriyle bağlantılı olacak şekilde kurgulanmasıyla hem sürekli olarak geliştirilebilmesini hem de ek uyarlamalarla izlenebilirlik sisteminin etkinliğinin artırılması sağlanmaktadır. Tüm bu teknolojik altyapı sayesinde hem üretim öncesi hem de ürünün tüketiciye ulaşıncaya kadarki tüm süreçlerinde bütün veriler 15 dakika gibi kısa bir sürede elde edebilir ve raporlanabilir durumdadır. Uludağ İçecek iş birimleri, tedarikçilerimiz ve IT ekibimizin katkılarıyla geliştirilen ve içecek sektöründe Türkiye’de ilk ve tek olarak uygulamakta olduğumuz bu Mobil Uygulama Destekli Uçtan Uca İzlenebilirlik Sistemi, firmamıza IDC Turkiye’nin düzenlediği “Türkiye’de Akıllı Üretim Zirvesi’’nde, Mobility in Manufacturing alanında birincilik ödülü kazandırmıştır. 

Tedarikçi İş Birliği

Yüksek Oranda Geri Dönüştürülmüş Pet İçeren Yeni Pet Preformların Geliştirilmesi Ar-Ge Projesi.  PET ambalaj %100 geri dönüştürülebilir olmasına rağmen, dünya çapındaki PET şişelerin %50’den fazlası geri dönüştürülmemektedir. Ambalaj atıkları kaynaklı çevre sorunları artık neredeyse önüne geçilemez bir hal almıştır ve sektör temsilcileri bunun önüne geçebilmek amacıyla hızla önlemler almak gerektiğini vurgulamaktadır. 

Avrupa şişelenmiş su federasyonu (EFBW), bu amaçla  2025 yılına kadar PET şişelerin Avrupa genelinde %90 oranında geri toplanması ve yeni  şişelerin en az ortalama % 25 oranında geri dönüştürülmüş PET içermesini sağlayacak şekilde eylem planı hazırladıklarını Mayıs 2018’de duyurmuştur.  Ülkemizde de Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu amaçla ambalaj atıklarının kontrolü yönetmeliğiyle, farklı ambalaj malzemelerinde yıllara göre artan oranlarda geri dönüştürülmüş hammadde kullanımını zorunlu kılınmıştır. 

Uludağ İçecek olarak sorumlu üretim ve tüketim vizyonumuz ve misyonumuzun yanı sıra, döngüsel ekonomideki sorumluluklarımız noktasında PET preform tedarikçimiz ortaklığında bu proje çalışmasını başlattık. Bu noktada gıda ile temasa uygunluk en önemli kriterimiz olmak üzere mümkün olan en yüksek oranda geri dönüştürülmüş hammadde kullanımını mümkün kılmak, kısa sürede, yüksek verimlilikte ve saflıkta geri dönüştürülmüş hammadde elde etmeyi sağlayacak teknolojinin geliştirilebilmesi, iyileştirilmesi ve mevcutta yaşanan problemlerin çözümü bu proje temel amaçlarını oluşturmuştur.